Kaya Hukuk

İcra Takibi

Faaliyet Alanı

İcra Takibi

Açılmış veya açılacak icra ve iflas takiplerinde, müvekkillerimizin alacaklarının tahsili ve borç ilişkilerinden doğan süreçlerin hızlı, dikkatli ve sonuç odaklı yönetimi için hizmet sunuyoruz.

Bir alacağın varlığı kadar, o alacağın fiilen tahsil edilebilmesi de önemlidir. Elinde mahkeme kararı veya geçerli bir senet bulunan bir alacaklı, doğru yürütülmeyen bir takip nedeniyle hakkına kavuşamayabilir. Kaya Hukuk olarak müvekkillerimizin alacaklarını, icra ve iflas hukukunun sunduğu tüm imkanları kullanarak tahsil etmeyi amaçlıyoruz.

Hizmetimiz; ilamlı ve ilamsız icra takiplerinin başlatılması, kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) mahsus takipler, kira alacakları ve tahliye süreçleri, haciz işlemleri, rehnin paraya çevrilmesi, iflas ve iflasın ertelenmesi süreçleri ile borçlu tarafta yer alan müvekkillerimiz için itiraz ve menfi tespit davalarını kapsar. Her takibi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde, alacağın en kısa sürede ve eksiksiz tahsili hedefiyle yürütüyoruz.

  • İlamlı icra takibi (mahkeme kararına dayalı)
  • İlamsız icra takibi (genel haciz yolu)
  • Kambiyo senetlerine mahsus takip (çek, bono, poliçe)
  • Kira alacağı takibi ve tahliye
  • Rehnin (ipotek, taşınır rehni) paraya çevrilmesi
  • Haciz, satış ve paraya çevirme işlemleri
  • İflas yoluyla takip
  • Borca ve takibe itirazın iptali / kaldırılması davaları
  • Menfi tespit ve istirdat davaları
  • İstihkak davaları
  • Nafaka alacaklarının takibi
  • Borçlu lehine yapılandırma ve uzlaşma görüşmeleri
Takip Başlangıcı

Değerlendirme ve takibin açılması

Süreç, alacağın dayanağının (mahkeme kararı, senet, sözleşme veya fatura) ve borçlunun durumunun değerlendirilmesiyle başlar. Alacağın niteliğine göre en uygun takip yolu belirlenir; ilama dayalı bir alacak varsa ilamlı icra, elde senet varsa kambiyo takibi tercih edilir. Doğru takip yolunun seçilmesi, sürecin hızını doğrudan etkiler. Yetkili icra dairesinde takip başlatılır ve borçluya ödeme emri gönderilir.

İtiraz ve Kesinleşme

Ödeme emri ve itirazların aşılması

Borçlu, ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz edebilir; bu durumda takip durur. İtirazın aşılması için alacağın niteliğine göre itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açılır. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz, bu da alacaklı için önemli bir avantaj sağlar. Borçlu tarafta yer alan müvekkillerimiz için ise haksız takiplere karşı itiraz ve menfi tespit davalarıyla hak savunması yapılır. Takip kesinleştiğinde haciz aşamasına geçilir.

Haciz ve Tahsil

Haciz, satış ve alacağın tahsili

Takip kesinleştikten sonra borçlunun mal varlığı üzerinde haciz işlemleri yürütülür. Maaş haczi, banka hesaplarına bloke, taşınmaz ve taşınır mallar üzerine haciz konulması gibi yollarla alacağın karşılığı güvence altına alınır. Haczedilen malların satışı yoluyla elde edilen bedel alacaklıya ödenir. Borçlunun mal kaçırma girişimlerine karşı tasarrufun iptali davaları açılabilir. Bu aşamada amacımız, müvekkilimizin alacağının yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması, gerçekten tahsil edilmesidir.

Borçlu, borcunu kendi rızasıyla ödemiyorsa, alacağı zorla tahsil etmenin tek yasal yolu icra takibidir. Kişinin kendi imkanlarıyla borçlunun malına el koyması veya tahsilat yapması hukuken mümkün değildir. İcra takibi başlatıldığında borçluya resmî bir ödeme emri gönderilir ve bu çoğu zaman ödemeyi teşvik eder. Takip öncesinde, koşullara göre borçluya ihtarname gönderilmesi ya da uzlaşma görüşmesi yapılması da mümkündür; ancak sonuç alınamazsa icra takibi alacağın güvence altına alınması için gereklidir. Takip yolu seçimi alacağın türüne göre değişir ve doğru yolun belirlenmesi sürecin hızını etkiler.

Hakkınızda bir icra takibi başlatıldığında ve ödeme emri tebliğ edildiğinde, yasal itiraz sürelerine dikkat etmeniz büyük önem taşır. Genel haciz yolunda ödeme emrine 7 gün, kambiyo senetlerine mahsus takiplerde ise yine kısa süreler içinde itiraz edilebilir. Borcun gerçekte var olmadığını, ödendiğini veya zamanaşımına uğradığını düşünüyorsanız itiraz hakkınızı kullanmanız gerekir. Süresi içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Borç gerçekse ve ödeme güçlüğü çekiyorsanız, icra dairesinde taksitlendirme veya alacaklıyla yapılandırma görüşmesi de mümkündür. Ödeme emrini aldığınızda vakit kaybetmeden hukuki destek almanız, hak kaybını önler.

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlunun maaşının en fazla dörtte birine (1/4) haciz konulabilir; geri kalan kısım haczedilemez. Ancak nafaka alacaklarında bu sınır uygulanmaz, nafaka için maaşın daha yüksek bir kısmına haciz mümkündür. Birden fazla haciz olması durumunda hacizler sıraya girer; ilk haciz tamamlanmadan sonraki başlamaz. Asgari ücretin tamamı kural olarak haczedilemez niteliktedir, ancak borçlunun muvafakati varsa bu kuralın istisnaları doğabilir. Maaş haczi, düzenli gelir sahibi borçlulardan alacağın tahsilinde etkili bir yöntemdir; süreç işveren aracılığıyla yürütülür ve işverenin haczi uygulama yükümlülüğü vardır.

Borçlunun bilinen bir mal varlığı bulunmaması, alacağın tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez. İcra dairesi aracılığıyla borçlunun tapu, araç, banka hesabı, maaş ve diğer mal varlığı kayıtları sorgulanır. Borçlunun mal kaçırmak amacıyla yakın zamanda yaptığı devirler tespit edilirse, tasarrufun iptali davasıyla bu işlemler iptal ettirilebilir. Ayrıca takip belirli aralıklarla yenilenerek borçlunun ileride edineceği mallar üzerinde de hak sahibi olunması sağlanır; icra takibinde alacak zamanaşımına uğramadığı sürece takip açık tutulabilir. Borçlunun ekonomik durumunun değişmesi beklenerek alacağın ileride tahsili de mümkündür. Her dosyada borçlunun durumu ayrı değerlendirilerek en uygun strateji belirlenir.

Scroll to Top