Dava Takibi
Açılmış veya açılması muhtemel davalarda, uyuşmazlığın niteliğine uygun hukuki stratejiler geliştirerek müvekkillerimizi yargılamanın her aşamasında temsil ediyoruz.
Uyuşmazlığın her aşamasında yanınızdayız
Bir uyuşmazlığın dava yoluyla çözüme kavuşturulması, baştan sona doğru kurgulanmış bir strateji gerektirir. Davanın açılması, delillerin sunulması, duruşmaların yürütülmesi ve kanun yollarına başvurulması aşamalarının her birinde atılan adım, sonucu doğrudan etkiler. Kaya Hukuk olarak müvekkillerimizi bu sürecin tamamında temsil ediyoruz.
Dava takibi hizmetimiz; açılmış veya açılması muhtemel davalarda dava dilekçesinin hazırlanması, delil ve tanık listesinin oluşturulması, duruşmalarda temsil, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi, istinaf ve temyiz başvuruları ile kararın icrası aşamalarını kapsar. Her dosyayı, uyuşmazlığın niteliğine uygun bir strateji belirleyerek ve müvekkilimizin menfaatini önceleyerek titizlikle yürütüyoruz.
Takibini üstlendiğimiz başlıca davalar
- Alacak ve tazminat davaları
- Ticari uyuşmazlıklardan doğan davalar
- Sözleşmeden kaynaklanan davalar
- İş hukukundan doğan davalar
- Aile hukuku davaları
- Gayrimenkul ve mülkiyet davaları
- Miras hukukuna ilişkin davalar
- Ceza davaları ve müdafilik
- İdari davalar ve iptal davaları
- Tüketici uyuşmazlıkları
- Tespit ve itirazın iptali davaları
- Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi
Dava öncesinden kararın icrasına kadar
Değerlendirme ve strateji
Dava süreci, uyuşmazlığın hukuki açıdan doğru değerlendirilmesiyle başlar. Müvekkilimizin durumunu, elindeki belgeleri ve delilleri inceliyor; davanın kazanılabilirliğini ve olası sonuçlarını gerçekçi biçimde ortaya koyuyoruz. Dava açmadan önce çözümün mümkün olduğu hallerde arabuluculuk veya sulh gibi alternatif yolları değerlendiriyoruz. Dava açılması gerektiğinde ise uyuşmazlığın niteliğine uygun stratejiyi belirliyor, görevli ve yetkili mahkemeyi tespit ederek dava dilekçesini titizlikle hazırlıyoruz.
Duruşma ve delil süreci
Davanın açılmasının ardından yargılama aşamasında müvekkilimizi mahkeme önünde temsil ediyoruz. Dilekçeler teatisi sürecini yürütüyor, tanık dinletme, bilirkişi incelemesi talep etme ve karşı tarafın delillerine itiraz gibi usuli işlemleri yerine getiriyoruz. Gerekli durumlarda ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talepleriyle müvekkilimizin haklarını dava süresince güvence altına alıyoruz. Her duruşma öncesi dosyayı yeniden değerlendiriyor, savunmamızı güncel gelişmelere göre şekillendiriyoruz.
Kanun yolları ve icra
Yerel mahkeme kararının ardından, karar müvekkilimizin aleyhine olduğunda bölge adliye mahkemesine istinaf, gerektiğinde Yargıtay'a temyiz başvurusunu hukuki gerekçeleriyle hazırlıyoruz. Lehe verilen kararların ise fiilen uygulanması için icra takibi sürecini başlatıyoruz. Bir davada elde edilen hakkın yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması, gerçekten kullanılabilir hale gelmesi bizim için sürecin ayrılmaz bir parçasıdır; bu nedenle kararın icrasına kadar müvekkilimizin yanında oluyoruz.
Müvekkillerimizin merak ettiği konular
Dava süresi; uyuşmazlığın türüne, mahkemenin iş yoğunluğuna, delil durumuna ve tarafların tutumuna göre önemli ölçüde değişir. Basit nitelikteki bazı davalar birkaç ayda sonuçlanabilirken, karmaşık ticari veya tazminat davaları bilirkişi incelemeleri ve kanun yolu aşamalarıyla birlikte birkaç yıla uzayabilir. İstinaf ve temyiz süreçleri de toplam süreyi etkiler. İlk görüşmede dosyanızın niteliğine göre öngörülebilir bir zaman aralığı paylaşıyoruz; ancak yargılama sürecinin tarafların kontrolü dışındaki etkenlere de bağlı olduğunu belirtmek gerekir. Kesin bir süre taahhüdü vermek hukuken mümkün değildir.
Bazı uyuşmazlık türlerinde dava açabilmek için arabuluculuğa başvurmuş olmak bir dava şartıdır. Ticari davalar, işçi-işveren uyuşmazlıkları, tüketici davaları ve kira ilişkisinden doğan bazı uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Bu davalarda arabuluculuk aşaması tamamlanmadan doğrudan dava açılması halinde dava usulden reddedilir. Arabuluculuk, anlaşma sağlanması durumunda dava sürecine göre çok daha hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunar. Anlaşma sağlanamazsa, düzenlenen tutanakla birlikte dava yoluna geçilir. İlk görüşmede uyuşmazlığınızın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığını değerlendiriyoruz.
Türk hukukunda kural olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, davayı kaybeden tarafa yükletilir. Yani davanın reddi halinde, karşı taraf bir avukatla temsil edildiyse, mahkeme Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan vekâlet ücretine hükmedebilir. Davanın kısmen kabul edilmesi durumunda ise giderler kabul ve ret oranına göre paylaştırılır. Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın kazanılabilirliğinin gerçekçi biçimde değerlendirilmesi büyük önem taşır. İlk görüşmede dosyanızın güçlü ve zayıf yönlerini açıkça paylaşıyor, olası riskler konusunda sizi önceden bilgilendiriyoruz.
Hayır. Vekâlet verdiğiniz avukat, davanızı duruşmalarda sizin adınıza temsil eder ve çoğu duruşmaya bizzat katılmanız gerekmez. Ancak bazı durumlarda mahkeme tarafların bizzat hazır bulunmasını isteyebilir; örneğin boşanma davalarında tarafların dinlenmesi, ceza davalarında sanığın sorgusu ya da delil tespiti gerektiren bazı oturumlar gibi. Bu tür duruşmalar öncesinde sizi bilgilendirir ve gerekli hazırlığı birlikte yaparız. Bunun dışındaki usuli duruşmalar avukatınız tarafından yürütülür, böylece iş ve özel hayatınız en az şekilde etkilenir.